İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

HolidayHilton

Pençe-Kaplan Op. EYP ve Mühimmat Deposu Olarak Kullanılan Mağara ve Sığınaklar Ele Geçirildi

Irak’ın kuzeyindeki terör hedeflerine yönelik düzenlenen Pençe-Kaplan Operasyonu başarıyla devam ediyor. Kahraman Komandolarımız, terör örgütü PKK’ya ait mühimmat, EYP deposu ve yaşam alanı olarak kullanılan 100 m uzunluğunda ve 5 bölmeli mağara ile birçok sığınak tespit etti. Mağara ve sığınaklarda yapılan arama taramalarda, çok sayıda silah ve mühimmat, EYP yapımında kullanılan malzemeler ve çok sayıda yaşam malzemeleri ele geçirildi.

Arama-tarama faaliyetleriyle;

- 4 adet Doçka uçaksavar silahı

- 5 adet AK-47 Piyade Tüfeği

- 1 adet M-16 silahı

- 1 adet PKM Makinalı Tüfek

- 1 adet Kannas keskin nişancı tüfeği

- 1 adet Biksi Makinalı Tüfek

- 1 adet 8 mm kurusıkı tabanca

- 8 adet RPG-7 roketi

- 1 adet 81 mm'lik havan mühimmatına bağlı uzaktan komutalı EYP

- 16 adet amonyum nitrat/elektrikli fünye ile yapılmış lokum patlayıcı

- 13 adet uzaktan komutalı düzenek

- 11 adet el bombası

- 6.017 Doçka uçaksavar mühimmatı

- 1.606 Biksi mühimmatı

- 24 adet shotgun mühimmatı

- 150 adet 5.56 mm mühimmat

- 13 adet 60 mm havan mühimmatı

- 3 adet antipersonel roket mühimmatı

- 9 adet antitank roket mühimmatı

- 50 adet AK-47 Piyade Tüfeği mühimmatı

- 7 adet RPG-7 roketi mühimmatı ve sevk fişeği

- 16 adet antipersonel roket sevk fişeği

- 1 adet Biksi namlusu ve 200'lü Biksi mayonu

- 100 adet Doçka boş kovanı ve çok miktarda Doçka mayonu

- 15 adet AK-47 Piyade Tüfeği şarjörü

- 5 adet M-16 silahı şarjörü

- 5 adet el bombası fünyesi

- 1000 adet mekanik fünye

- 302 adet elektirikli fünye

- 200 adet fünye

- 81 adet Alpha Fire düzeneği, 5 adet Alpha Fire kumandası ve 1 adet Alpha Fire kablosu

- 10 adet akü

- 41 adet pil bloğu ve 273 adet pil

- Hava hedeflerine karşı kullanılan uçaksavar dürbünü

- 1 adet 8x30 dürbün ve 2 adet keskin nişancı dürbünü

- 10 m gizleme ağı ve 2 takım gizleme ağı (personel)

- 1 adet PTZ kamera sistemi ve el kontrol konsolu

- 1 adet mobese kamera

- 4 adet hilti ve 1 adet hilti ucu, 2 adet hilti taşıma çantası

- 1 adet termal, 5 adet beyaz ve 2 adet kamuflaj desenli şemsiye

- 2 adet oksijen tüpü

- 2 adet jeneratör ve çok miktarda yaşam malzemeleri ele geçirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Şehitler Anıtı’nı ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü anma törenleri kapsamında ilk olarak Cumhurbaşkanlığı Külliyesi 15 Temmuz Şehitler Anıtı’nı ziyaret etti.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesinden, 15 Temmuz’da şehit düşenlerin yakınları ve gazilerle, mehter takımının seslendirdiği marşlar eşliğinde yürüyerek anıta geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz şehitleri anısına anıta çiçek bırakarak, dua etti.

Başkan Erdoğan’ın, Srebrenitsa Soykırımı’nın 25. yıl dönümü anma törenlerine gönderdiği video mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Srebrenitsa soykırımının 25. yıl dönümü kapsamında Bosna'daki anma törenine gönderdiği video mesajda, “Ne şehitlerimizi unutacak ne de Srebrenitsa soykırımını unutturacağız. Bosnalı kardeşlerimize karşı işlenen cinayet ve katliamların takipçisi olacak, hak ve adalet arayışınızda sizleri asla yalnız bırakmayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Srebrenitsa soykırımının 25. yıl dönümü kapsamında Bosna'daki savaşta Birleşmiş Milletler askerlerinin üs olarak kullandığı eski akümülatör fabrikasında düzenlenen anma törenine video mesaj gönderdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Herseklileri ve tüm misafirleri selamlayarak bugün, tarihin acı ve utanç sayfalarından biri olan Srebrenitsa soykırımını anmak ve Boşnakların acısını paylaşmak gayesiyle bir arada bulunduklarını ifade etti.

“HÂLÂ KADINLAR KOCALARINA, ÇOCUKLAR ANNE-BABALARINA KAVUŞMANIN UMUDUYLA YAŞIYOR”

Koronavirüs sebebiyle fiziken aralarında olamasa da aklı ve gönlünün her daim Bosna'da olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 25 sene önce katledilen aziz şehitleri rahmetle andı ve kederli aileleriyle yakınlarına başsağlığı diledi.

Geçen sene naaşlarına ancak yeni ulaşılabilen şehitleri Saraybosna'dan Srebrenitsa'ya birlikte uğurladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüreklerindeki acıya rağmen ailelerin vakur duruşlarına hep beraber şahit olduklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, soykırımın üzerinden çeyrek asır geçse de acılarının hâlen taze olduğunu, ortaya çıkarılan her toplu mezarda yüreklerin yeniden dağlandığını söyledi.

“Hâlâ kadınlar kocalarına, çocuklar anne-babalarına kavuşmanın umuduyla yaşıyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Aradan geçen bunca zamana rağmen hâlâ çocuklarının yolunu gözleyen anneler var. 25 yıldır mavi kelebeklerin izinde sevdiklerimizi arıyoruz. Rabbimiz şehitler için, 'Allah yolunda öldürülenler için ölüler demeyin, bilakis, onlar diridirler fakat siz bilemezsiniz' buyuruyor. Bizler de şehitlerimizin hep aramızda olduğuna, diri olduğuna inanıyoruz. Merhum Aliya İzetbegoviç 'Soykırımı asla unutmayın, unutulan soykırım tekrarlanır.' derdi. Ne şehitlerimizi unutacak ne de Srebrenitsa soykırımını unutturacağız. Bosnalı kardeşlerimize karşı işlenen cinayet ve katliamların takipçisi olacak, hak ve adalet arayışınızda sizleri asla yalnız bırakmayacağız.”

“AVRUPALI SİYASETÇİLER SREBRENİTSA KATLİAMINDAN HİÇBİR DERS ÇIKARMADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde Batılı ülkelerde yaşanan İslam karşıtı saldırılara dikkati çekerek bu konuda teyakkuz hâlinde olunması gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onca drama, katliama ve gözyaşına rağmen, Avrupalı siyasetçiler Srebrenitsa katliamından hiçbir ders çıkarmadı. İslam düşmanlığını körükleyen, yabancı karşıtlığını destekleyen söz ve beyanatların hâlen serbestçe kullanılması, geleceğimiz adına büyük bir endişe kaynağıdır. Bir daha benzer acılar yaşamamak için uluslararası kuruluşlar yanında bizlere de önemli sorumluluklar düşüyor” dedi.

Asırlar boyunca hoşgörü ve barışın güzel örneklerini vermiş bir medeniyetin temsilcileri olduklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Görüş farlılıklarının, etnik, kültürel ve mezhebi ayrımların bizi bölmesine, birbirimize düşman etmesine izin vermeyiz. Adaletin tecellisi için yürüttüğümüz mücadeleyi 'Haklıysak, güçlüyüz' inancıyla, tam bir özgüven içinde devam ettirmeliyiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken Türkiye’nin ve Türk Milletinin desteğinin Bosna-Hersek’le beraber olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum. Srebrenitsa şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, ailelerine, sevenlerine ve bu acıyı yüreğinde hisseden herkese sabırlar diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millete Sesleniş konuşması yaparak Danıştayın Ayasofya kararını değerlendirdi

Ayasofya Camii’nin ibadete açılmasına ilişkin Millete Sesleniş konuşması yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm camilerimiz gibi Ayasofya’nın kapıları da yerli ve yabancı, Müslim ve gayrimüslim herkese sonuna kadar açık olacaktır. İnsanlığın ortak mirası olan Ayasofya, yeni statüsüyle herkesi kucaklamaya çok daha samimi, çok daha özgün şekilde devam edecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millete Sesleniş konuşması yaparak Danıştayın Ayasofya kararını değerlendirdi.

“AYASOFYA, YENİ STATÜSÜYLE HERKESİ KUCAKLAMAYA ÇOK DAHA ÖZGÜN ŞEKİLDE DEVAM EDECEK”

Danıştayın bugün, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesini sağlayan 1934 tarihli Bakanlar Kurulu düzenlemesini iptal ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna dayanarak çıkarılan Cumhurbaşkanlığı düzenlemesiyle Ayasofya’nın yeniden cami olarak hizmete açılmasını sağladıklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece Ayasofya, 86 yıl aradan sonra yeniden, Fatih Sultan Mehmet Han’ın vakfiyesinde belirttiği şekilde cami olarak hizmet vermeye başlayabilecektir. Bu kararın milletimize, ümmete ve tüm insanlığa hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Kültür ve Turizm Bakanlığının, konunun idari ve teknik hazırlıklarıyla, Diyanet İşleri Başkanlığının da dini yönüyle ilgili çalışmalara hemen başladığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müze statüsünden çıkmasıyla birlikte, Ayasofya Camisi’ne ücretli giriş uygulamasını da kaldırıyoruz. Tüm camilerimiz gibi Ayasofya’nın kapıları da yerli ve yabancı, Müslim ve gayrimüslim herkese sonuna kadar açık olacaktır. İnsanlığın ortak mirası olan Ayasofya, yeni statüsüyle herkesi kucaklamaya, çok daha samimi, çok daha özgün şekilde devam edecektir” dedi.

“24 TEMMUZ 2020 CUMA GÜNÜ, CUMA NAMAZI İLE BİRLİKTE AYASOFYA’YI İBADETE AÇMAYI PLANLIYORUZ”

Hazırlıkları süratle tamamlayarak, 24 Temmuz 2020 Cuma günü, cuma namazı ile birlikte Ayasofya’yı ibadete açmayı planladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Temmuz’a kadar camideki çalışmaların süratle yürüyebilmesi, bir an önce bu hazırlıkların bitmesi için burada ziyaret veya gelip burayı görme gibi bir telaşın içerisine girmenin doğru olmayacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zira aldığım bazı haberler çerçevesinde içeride ve dışarıda gelip oralarda görüntü vermek veya gösteri yapmak bunlar doğru değil. İnşallah 24’ünde hep birlikte burada cuma namazımızı kılar ve Ayasofya’yı da o gün her şeyiyle bitmiş olarak ibadete açarız” dedi.

“TÜRKİYE’NİN EGEMENLİK HAKLARIYLA İLGİLİDİR”

İçeride bazı eksikler olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu eksikleri de bu arada inşallah gidermiş olacağız ve 6 ay gibi bir süre içerisinde yapacağımız bazı hazırlıklar var. Onları da inşallah o süre içerisinde bitireceğiz. Tabii öyle bir burada hazırlıklar yapıyoruz ki bu hazırlıklar içerisinde Müslim, gayrimüslim, Hristiyan dünyasından kim gelirse gelsin, hepsi geldiği zaman burada yapılan dedikoduların olmadığını, tam aksine gerçekten bizler ecdadımızdan devraldığımız mirası nasıl geleceğe taşıyacağımızın da en güzel örneğini vereceğiz” diye konuştu.

Herkesi, ülkenin yargı ve yürütme organları tarafından alınan Ayasofya kararına saygılı olmaya davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uluslararası alanda bu konuda ortaya konulan her türlü görüşü elbette anlayışla karşılarız. Ancak Ayasofya’nın hangi amaçla kullanılacağı konusu, Türkiye’nin egemenlik haklarıyla ilgilidir. Yeni bir düzenlemeyle Ayasofya’nın ibadete açılıyor olması, ülkemizin egemenlik hakkı kullanımından ibarettir. Türkiye Cumhuriyeti’nin bayrağı neyse, başkenti neyse, ezanı neyse, dili neyse, sınırları neyse, 81 vilayeti neyse, Ayasofya’nın vakfiyesine uygun şekilde camiye dönüştürülmesi hakkı da odur. Bu konuda, görüş belirtmenin ötesindeki her türlü tavrı ve ifadeyi, bağımsızlığımızın ihlali olarak kabul ederiz. Şu anda hemen arkamda bakınız, dev bir vakfiyename vardır ve bu Fatih’in vakfiyenamesidir. Ve bu vakfiyename içerisinde ne varsa o bizim için asıldır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak, nasıl diğer ülkelerdeki ibadet mekânlarıyla ilgili tasarruflara karışmıyorsak biz de tarihî ve hukuki haklarımıza sahip çıkma konusunda aynı anlayışı bekliyoruz. Üstelik bu, öyle 50-100 yıllık değil, tam 567 yıllık bir haktır. Şayet bugün inanç odaklı bir tartışma yapılacaksa bunun konusu Ayasofya değil, dünyanın dört bir yanında her geçen gün tırmanan İslam düşmanlığı ve yabancı nefreti olmalıdır” diye konuştu.

Türkiye’nin kararının, sadece kendi iç hukuku ve tarihi haklarıyla ilgili olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kararın arkasında duran tüm siyasi partilere ve liderlerine, sivil toplum kuruluşlarına, milletin her bir ferdine teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un fethi ve Ayasofya’nın cami hâline dönüştürülmesi hadisesinin, Türk tarihinin en şanlı sayfaları arasında yer aldığını belirtti.